MHP seçim beyannamesini açıkladı

0 / 5 (0 votes)

Ak Parti, CHP ve HDP’nin ardından MHP de seçim beyannamesinde ekonomiye yönelik vaatlerini açıkladı.

Partinin 7 Haziran seçimleri için ana sloganı ise ”Bizimle Yürü Türkiye.” Beyannameye son şeklini Genel Başkan Devlet Bahçeli verdi. Beyannamede öne çıkan başlık “ekonomi.”

İŞTE MHP‘NİN SEÇİM VAATLERİ

-Kısa vadeli hedefimiz tek başına iktidar olmaktır. Birinci iktidar dönemi tahrip edilen ülkenin onarılmasını sağlayacağız. AKP’nin kayırmacı özgürlükleri kısıtlayıcı bozuk düzenine son vereceğiz. Terörü tamamen bitirerek toplumsal huzur ve güveni temin edeceğiz.

İşsizliği ve yoksulluğu  önemli ölçüde hafifleteceğiz. İstihdam yaklaşık 29,1 milyon kişiye ulaşacaktır. Yüzde 5,2 büyüme sağlayacağız.

-Yıllık ortalama yüzde 6,6 büyüme sağlanacak. Kişi başına milli gelir 20 bin dolara yükselecek.

EMEKLİYE YILDA İKİ KEZ 1400 LİRA İKRAMİYE

-Asgari ücretten vergi almayacağız. Yıllık ortalama 700 bin kişiye iş imkanı vereceğiz.

-Emekliye mart ve eylülde bin 400 lira destek ödeneği tanınacak.

-Emeklilikte yaşa ve prim gün sayısına takılanların mağduriyetini gidereceğiz.

-Siyasi faaliyetlerin temeline demokrasi, hukukun üstünlüğü, adalet oturtulacak.

-Yapay azınlık yaratılmasına, milli kimlik tanımının değiştirilmesine Türkçe dışında anadil eğitimine karşıyız.

-Güvenlik güçlerimizi, kışlada karakollara hapseden uygulamalara mutlaka son vereceğiz. Herkes bilsin ki terörün ve bölücülüğün kökünü kazıyacağız. Terörle pazarlıklar derhal bitirilecek, ihanet süreci bıçak gibi kesilecek. İhanete ortak olanlar adalete sevk edilecektir.

-Kadınlarımıza, çocuklarımıza, yaşlılarımıza yönelik şiddet olaylarında dava zamanaşımı kaldırılacak, harç ve mahkeme masrafı alınmayacak.

-Yolsuzluk yoluyla elde edilen mal varlığına el koyulacak. Servetlere de zamanaşımı gözetilmeden el koyulacaktır.

-Sürdürülebilir ve yüksek büyüme ortamı tesis edilecek. Fiyat istikrarını sağlamak, büyümeden taviz vermeden cari açık kapatılacak. Türk markalı ürünler yaygınlaştırılacak. Kaynaklar üretken alana yönlendirilecek.

-Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter milli devlet yapısını esas alan parlamenter sistemi, demokratik siyasi sistemin sürdürülebilmesi bakımından gerekli görüyoruz ve Türk milletine en uygun yönetim şekli olarak değerlendiriyoruz.

-Büyüme 2016’dan itibaren kademeli artacak.

-İstihdam üzerindeki vergiler hafifletilecek.

-Çanakkale Boğaz Geçişi projesi gerçekleştirilecektir.

-Esnaf ve sanatkarlarımız güçlendirilecek. uygun Kredi ve dış pazara  erişimi

kolaylaştırılacak. Teminat sorunu ortadan kaldırılacak.

-Vergisini düzenli ödeyen ödüllendirilecek.

-Emekli aylıklarında sosyal güvenlik destek primi kesilmeyecektir.

MAZOT 1 LİRA 75 KURUŞ

-Mazot, gübre ve yem üzerindeki vergiler kaldırılacak. Mazot, çiftçiye 1 lira 75 kuruş olacaktır.

-Asgari ücretlilere, büyükşehirlerde her ay 100 lira şehir içi ulaşım desteği vereceğiz.

-Evi olmayan muhtaç ailelere 250 lira kira yardımı yapacağız.

TAŞERON İŞÇİLERE KADRO

-Kamuda çalışan taşeron işçileri kadroya geçireceğiz.

-Asgari ücretten vergi almayacağız. Yıllık ortalama 700 bin kişiye iş imkanı vereceğiz.

-Aile avukatlığı sistemi kurulacak.

-Her başarılı öğrenciye 10 bin lira kupon verilecek, 4 yıl sonra işe girince faizsiz geri alınacak.

-Muhtaç ailelere harcama kartı imkanı sunulacak. Kamu arazilerini yoksul vatandaşlara tahsis edeceğiz.

-Engelli ve engelli yakını aylığını 400 liraya çıkaracağız.

-65 yaş aylığı 350 liraya yükseltilecek.

CEMEVLERİNE DEVLET YARDIMI

-Cemevi gerçeği siyasi kaygılardan uzak cami-cemevi karşıtlığına dönüştürülmeden kabul edilecek cemevlerine devlet yardımı yapılacaktır.

-Atama bekleyen öğretmenlerin tamamı kademeli olarak sınıflarına kavuşacaktır.

-Kapatılan belde belediyeleri, köyleri yeniden kuracağız.

İşte Ankara Arena Spor Salonu’nda binlerce partiliye hitap eden Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

MHP toplumsal onarım iddiasıyla huzurlu gelecek milli ahlaklı ve adaletli yönetim vaadiyle milletimizin huzurundadır. Biz bu aziz vatanı ağırlıklarından kurtarmaya talibiz.

Biz bu güzel ülkeyi arsızın, kansızın, hırsızın, uğursuzun elinden kurtarmaya yeminliyiz. Biz bu necip milleti sorunların arındırmaya dertlerinden çekip çıkarmaya azimliyiz. 46 yıllık kutlu ve şerefli mücadelemizi hep bir adım öteye hep daha iyisine taşımak için mücadele verdik, veriyoruz.

“AKP 2023 VİZYONUMUZU ÇALDI”

Amacımız Türkiye’nin birliğini ve beraberliğini sağlamak esaslara bağlayarak dünyada hak ettiği gelişmişlik ve kalkınmışlık seviyelerine çıkarmaktır. Arayışımız Türk milletini çağa yön verecek, bölgesel kompozisyonu derinden etkileyecek yüksek bir mevkiiye ulaştırmaktır.

Soygunda ustalaşmış AKP’nin aşırdığı 2023 vizyonumuzun temelinde bunlar yatmaktadır.

“SİYASİ TAKTİK GEREĞİ SONA BIRAKTIK”

Bizim dışımızdaki iddia sahibi tüm partiler eteğindeki taşı dökmüştür. Hepsi birbirinden pek farkı olmayan, birbirini aratmayan söz ve vaatlerini ardı arkasına paylaşmıştır. MHP siyasi taktik ve teferruatlı planlama gereğince beyannamesini en sona bırakmayı tercih etmiştir.

Bunu yaparken iki hususu hesaba kattık. İlk olarak geçmiş yıllarda açıkladığımız hedef ve izleyeceğimiz politikalarımız özellikle siyasi kapkaççı AKP tarafından yüzsüzce çalınmıştır. Çünkü bunların işi gücü yürütmektir. Çünkü bunların uzmanlığı emek yağmacılığıdır. Türkiye için söyleyecek sözü kalmamış AKP, bizi kopya etmenin hevesindedir. AKP’nin nefesi çoktan tükenmiş, siyaseti iflas etmiştir.

“ARADA KAYNAMAMASINA AZAMİ DİKKAT ETTİK”

İkinci olarak beyannameler açıklama sırasına girmişken, teklif tespit ve gelecekle ilgili düşüncelerimizi karambole gitmemesine, arada kaynamamasına azami dikkat ettik. Kimin neyi nasıl ve hangi arka plana dayanarak söyleyeceğini sabırla bekledik. Acele etmedik, telaş yapmadık. Pişmiş aşa su katmadık. Daha önceki beyannamelerimizle geçmişteki söz ve önerilerimizle tutarlılığı bozmadan çizgimizi muhafaza ettik.

“GÖMLEK GİBİ DEĞİŞTİREN İLKESİZLERE HİÇ BENZEMEDİK”

MHP, yalnızca yapacaklarının sözünü veren dürüst bir millet eseridir. Sözümüz namus, ülkülerimiz varoluşumuzun ana çatısıdır. MHP, hiçbir zaman ipe un sermemiş, suya yazı yazmamış, hayal tacirliği yapmamıştır. Neysek oyuz. Ne dediysek onun yanında arkasında ve izindeyiz. Biz sözlerini unutan geçmişini gömlek gibi değiştiren ilkesizlere hiç benzemedik. Biz sabah söylediğini akşam olmadan yalanlayan karakterini ve kabiliyetini alavere dalavere üzerine bina eden iki yüzlülerden hiç olmadık. Geçmişimiz her şeyin canlı şahididir. Vatan ve millete adanmış ülkücü ömürler, tertemiz bir maziden, bedelini de peşinen ödeyerek bugünlere gelmiştir. Sevdamız hep millet oldu. Sevincimiz üzüntümüz milletle bir oldu. Kalbimiz tıpkı bugünkü gibi her zaman Türkiye için attı. Türklüğün asırlara meydan okuyan kudret ve bereketinden kana kana içtik.

“3 MAYIS’TA PAYLAŞMAMIZIN BİR ANLAMI VAR”

Geçmişteki kutlu mücadeleler önümüzü aydınlattı. Çekilen çile katlanılan zahmet, verilen şehitler bir yandan içimizi burkarken diğer yandan şuurumuza şuur kattı. Biliniz ki seçim beyannamemizi 3 Mayıs’ta milletimizle paylaşıyor olmamızın kendi içinde anlamlı, tutarlı ve tarihi biz zemini vardır.

“TABUTLUKLARDA TÜRK MİLLİYETÇİLERİ EZİYET GÖRMÜŞLERDİ”

Bugün boşuna seçilmemiştir. Tam 71 yıl önce 3 Mayıs 1944’te Türk milliyetçileri geçtiğimiz yüz yıla damga vurmuşlardır. Kahramanlar, samimiyet inanç irfan ve fedakarlık imtihanından hiç ödün vermeden alınlarının akıyla çıkmışlardır. 1944 yılında İstanbul bir numaralı sıkı yönetim mahkemesinde görülen utan davası Türk milliyetçiliğinde dönüm noktasıdır. Dar kafalar, onca şerefli ismi işkencelere tabii tutmuşlardı. 3 Mayıs’ın simgeleri, vatan hainliğiyle suçlanmıştı. Tahta kuru, bit ve sivri sinekten geçilmeyen tavanı basık penceresi olmayan hücrelere atılmışlardı. Bir insanın içinde ancak ayakta durabilecek kadar alanı bulunan, oturmanın, sağa sola dönmenin mümkün olmadığı tabutluklarda Türk milliyetçileri eziyet görmüşlerdi.

Savcı Kazım Aloç ve emir aldığı çevreler, akıllara durgunluk veren yöntemlerle Türklüğün gururunu, milliyetçileri susturmakla uğraşmışlardır. Umuyorlardı ki milliyetçiliğin toplumsallaşması önlenecekti. Turancılığı baskı altına almayı kendilerine amaç tayin etmişlerdi. Zalimler kindarlar adalete kast edenlere aynen bugünkü gibi Türk milliyetçiliğiyle hesaplaşıyorlardı. Fakat dün başaramadılar, bugün de yapamayacaklardır.

3 Mayıs’ın emanetleri bizimledir. 71 yıl önce varlık mücadelesini korkmadan veren ve şu anda hayatta olmayan, başta Alparslan Türkeş olmak üzere büyüklerimize cenabı Allah’tan rahmet diliyorum. 400 çadırlık Türkmen obasında 3 kıtanın haritasını çizmiştik. Mehteranımızın gür sesini aleme işittirmiş, üç hilali kürenin başına tuğ diye dikmiştik. Coğrafyaları, milletleri, kültürleri, dinleri, mezhepleri, Ötüken ilçeleriyle söğüt ruhuyla, oğuz nesliyle Türk milletiyle tanıştırmıştır.

Fakat zaferlerimiz kalıcı olmadı, olamadı. Türk milleti ve milliyetçiliği, geçmişte yaşanan travmalardan ve ihanetlerde ders çıkarmıştır. Aziz milletimiz son yurduna şehit kanıyla çizilmiş sınırlarına asli unsurun ocağına gözleri ve hatıraları arkada kalarak dönmüşlerdir. Şunu kesinlikle söylüyorum, bu tarihten sonra büyük Türk milleti için dönülecek başka toprak parçası ve verilecek başka vatan köşesi asla ve asla kalmamıştır.

“SON NEFESİMİZİ VERDİĞİMİZ YER, GÖBEĞİMİZİN KESİLDİĞİ YER OLACAKTIR”

Burasının adı Türkiye Cumhuriyeti, milletinin adı ise büyük Türk milletidir. Ya bu vatanda yaşayacağız, yada bu vatan uğruna seve seve can vereceğiz. Ya bu topraklar üzerinde yaşayan millet bir ve kardeşçe kalacaktır, ya da Türk milletinin kayıplarına yeni halkalar eklenecektir. Son nefesimizi verdiğimiz yer, göbeğimizin kesildiği yer olacaktır. Bu hakikati ne Tayyip Erdoğan, ne Davutoğlu, ne İmralı canisi, ne bölücü mihraklar değiştiremeyecektir.

“PKK İLE MASAYA OTURAN, SONRA BUNU İNKAR EDEN KİM OLURSA OLSUN NANKÖRDÜR”

Milliyetçilik kirli niyetlerin, hain taleplerin, küresel projelere tutulanların diline dün yakışmadı, bugünde yakışmayacaktır. Milliyetçilik her şeyden önce mensubiyet bilincine erişmiş, Türk milleti sevgisinde erimiş yüce gönüllerin ahlaki vicdani ve manevi mükafatıdır. Bayrağın indirilmesine seyirci kalan, vatan topraklarını bırakıp kaçan bir adam olsa olsa, milliyet fukarasıdır. Milleti 36’ya ayıran birisi milliyetçiliğin olsa olsa düşmanıdır. Dava arkadaşlarıma, faşist, fatiha bilmeyenler diyerek aşağılayan bir adamın, insani değerli bile tartışılmalıdır. Türklükle karşıma gelmeyin diyen birisine itibar etmek söz konusu değildir. Milliyetçiliği ayaklarımın altına alıyorum sözlerini ağzından kurşun gibi çıkaran, PKK ile masaya oturan, sonra bunu inkar eden kim olursa olsun nankördür, riyakardır. Bu itibarla Erdoğan her şey olabilir, her makama ulaşabilir, ancak şu fani dünyada olamayacağı layık görülemeyeceği bir tek şey varsa o da milliyetçiliktir.

“DAVUTOĞLU’NA DA MİLLİYETÇİLİK 10 GÖMLEK BOL GELECEKTİR”

Diyarbakır’a gidince Kobani’yi selamlayan, Konya’da Mevlana’yı hatırlayan, İstanbul’da Eyüp El Ensari diyen bazen serok bazen, çamur kimi zaman Ahmet Sani, çoğu zaman fotokopi başbakan olan Davutoğlu’na da milliyetçilik 10 gömlek bol gelecektir. Sayın Davutoğlu, senin cibilliyetin cüssen ve müktesabın milliyetçilikle ilgili konuşmaya el vermeyecek, bu iş senin boyunu fersah fersah açacaktır.

“BİZ HIRSIZLIĞIN KÖTÜLÜĞÜNÜ KONUŞUYORUZ ONLAR YAPIYORLAR”

Bartın’da şahsıma hitaben diyor ki, “Orhun anıtlarından bahseder. Ama Orhun anıtlarının yolunu kim yapar. Onlar konuşur, milliyetçilikten bahseder. Davutoğlu diyor ki, biz konuşuyor onlar yapıyormuş. Doğrudur, hakkı vardır. Biz hırsızlığın kötülüğünü konuşuyoruz onlar yapıyorlar. Biz rezillikleri konuşuyoruz, onlar tatbik ediyorlar. Biz ihaneti konuşuyoruz, onlar rekor kırıyorlar. Biz teröre teslimiyeti konuşuyoruz, onlar uyguluyorlar. Biz rüşveti, hukuksuzluğu, kanunsuzluğu konuşuyoruz, onlar ince ince ayrıntısına kadar icra ediyorlar. Biz şu anda konuşurken bile emin olun onlar yapacağını yapmakta, götüreceğini götürmektedir.

“ŞAYET ORHUN ANITLARININ YOLUNU YAPTIRMAK SENİ VE SARAYDAKİ EFENDİNİ MİLLİYETÇİ YAPIYORSA…”

Sayın Davutoğlu, şayet Orhun anıtlarının yolunu yaptırmak seni ve saraydaki efendini milliyetçi yapıyorsa, Van Akdamar adasında ermeni kilisesini baştan aşağı imar etmek acaba sizi ne yapacaktır? Yol yapmak sizi milliyetçi olmanıza yetiyorsa, Yahudi cesareti madalyasını almak, papa heykelleri altında imza atmak, papaz elbisesi giyip poz vermek sizi hangi sıfat ve unvanı kazandıracaktır?

“ERDOĞAN VE DAVUTOĞLU’NUN SANDIK GÖRÜLÜNCE AYARI KAÇMIŞTIR”

1 trilyon 370 milyar liraya kaçak ve karanlık saray diktiğinizde bu millet size ne diyecek, nasıl seslenecektir? Davutoğlu, Türkiye semalarında milli savaş uçağının uçmasını milliyetçilik olarak görmektedir. İnşallah bu hedef MHP iktidarında gerçekleşecektir. Fakat 410 trilyon liraya uçan saray almak, helikopterleri sıra sıra dizmek, lüks otomobil galerisi açmak, söyle bize Davutoğlu sizi ne yapacaktır? Erdoğan ve Davutoğlu’nun sandık görülünce ayarı kaçmıştır. Birden bire milliyetçilik maskesini takmışlardır. Bunlar yeri gelmiş, başörtüsünü kafalarına geçirmişler, yeri gelmiş imam hatip bahçelerinde saklanmışlardır. Batıcı, doğucu olmuşlardır. Sık sık ABD’ci, Putin’ci Barzani yandaşı ve İmralı havarisi ve her zaman da vicdanlarda bölücülükten hüküm giymişlerdir. Bunların ne idüğü belirsizdir. Bunların öğüttükleri yalan, ürettikleri fitnedir.

Davutoğlu Kastamonu’da şehitlerimizin her birine sahip çıktık demiştir. Süleyman şah türbesine sahip çıktık ifadesini kullanmıştır. Şehide kelle, ve birkaç Mehmet demek sahip çıkmaksa, evet sizin elinize kimse su dökemeyecektir. Süleyman Şah türbesini nakliye kamyonuna yükleyip korkakça terk etmek sahip çıkmaksa, maşallah Davutoğlu’nun hakkı ödenemeyecektir.

“TÜRKÜM DİYEMEYENDEN MİLLİYETÇİ OLMAZ”

Davutoğlu’nun ne dediği, nerede durduğu, kim olduğu muammadır. Davutoğlu’na sesleniyorum, saraydakine duyurmasını istiyorum. Adam olamayandan, milliyetçi olmaz. HDP PKK ile sahnede itişip atışan, kuytularda el ele, 7 Haziran sonrası koalisyon planları yapandan milliyetçi olmaz. Beyannamesinde Türk ifadesini tek bir yerde kullanmayan 2023 sözleşmesini PKK ile küresel cinayet şebekesiyle yapandan milliyetçi olmaz. Türküm diyemeyenden milliyetçi olmaz. Vatan satandan, bayram hasımlarıyla şehit katilleriyle yediği içtiği ayrı gitmeyenden milliyetçi olmaz, olamaz.

“MİLLETİN KESESİNDEN KİMLERE AĞALIK TASLIYORLAR”

Davutoğlu, mazlum milletlere 3,5 milyar dolar aktarmakla övünmektedir. Kimdir bu mazlum milletler? Mazlum, Anadolu’nun bağında bostanındadır, mazlum esnaftır, emeklidir, işçidir, memurdur, duldur, öksüzdür, çiftçidir. Başka coğrafyalarda mazlum aramak, onlara para saçmak utanmazlık ve savurganlıktır. Suriyeli sığınmacılara 5,5 milyar dolar harcamaktan da keyif almaktır. Batman’da kadro talebine nankörlük diyenler, aç ve yoksul milyonları makarna ve bulgurla avutanlar, bir kalemde milletin 9 milyar dolarını çar çur etmekten gurur duymaktadır. Erdoğan ve Davutoğlu, milletin kesesinden kimlere ağalık taslamaktadır?

KAYNAK MYNET HABER

Reklam

Yorumlar 0

“MHP seçim beyannamesini açıkladı” için Henüz yorum eklenmemiş.

Yorum Ekle

Bir isim belirtiniz.
Geçerli bir e-posta adresi yazınız.
Bir yorum yazmalısınız.

Adaylardan Haberler

Reklam Alanı

Görüşleriniz Bizim İçin Önemlidir!

Düşüncelerinizi, sorunlarınızı, övgülerinizi veya fikirlerinizi bize iletebilirsiniz.

Açıklama belirtiniz.
Geçerli bir e-posta adresi yazınız. E-posta belirtmediğiniz durumda mesajınız iletilmemektedir.
Bir isim belirtiniz.
×
×

VEYA

Adayınızı 1 Oyla Destekleyin

adayı için
SMS ile oy vererek onu destekleyin.

Web sitemizde yer alan anket verilerinin tarafsız ve güvenilir olabilmesi için "SMS Doğrulama" sistemi kullanılmaktadır. Adayınıza oy verebilmek için lütfen aşağıda yer alan alana GSM numaranızı giriniz ve cep telefonunuza gelen doğrulama kodunu bir sonraki aşamada yer alan "SMS Doğrulama Kodu" alanına girerek oy verme işleminizi tamamlayınız.

Bu SMS Doğrulama işlemi için cep telefonu faturanıza herhangi bir SMS bedeli yansımaz. İşlem tamamen Ücretsiz'dir.

Lütfen GSM numaranızı başında "0" kullanmadan, on haneli olarak giriniz. Örn; 5XXXXXXXXX

Telefon numaranızı 10 rakam olacak şekilde belirtiniz. 5XXXXXXX
×

Bizi Takip Edin

Kapat ×